deliliğine deliliz

tüm olacaklara “rağmen”

boğazımdan

ciğerime iniyor yudum

kültürüne yandığımın incebellisinden

yutuyorum 

deliliğime deililliğine “rağmen”

sıvı gıda ediyorum

içiyorum

bol kelime

bol işlem

*

"rağmen"ler anlamsızdır, diğerleri değil.

san-ki

sağır

parlar yüzüme bir melodi

göz kapaklarım açılır kapanır

eline susarım

huyum eline

hüzvü bağlarım

doğumuna boğulurum

boğumuna doğulurum

küllet sağırırım

yanarım, düz dururum

elinde boğulurum

fikrim böyle değildi başta

değiştim

boyuma fikrildim

fikrime doğuldum

sır yok

yalan değil

doğul sırıldım

fikir boğuldum

halim çay

çayıldım fikrime

zikrime doğuldum

ona yanıldım

kafamdaki

kart ve nezih kafamdaki

kımız sarı akar

hürür, hisseder ve karır

süper ego

id ne ki ?

tartar

resul ya allah

imzası mavi

nadir abi ya da ben

        nadir abilere gittim bugün. susuyorlardı. nadir abi, telaşı bir de piposu. tılsımlı pipo; 92’de brüksel’den almış. telaşını da paris’ten. 68. 

        oturdum yanlarına. yüzüme baktı. sustu.

         ben de sustum gözümle.

        odanın duvarları, üzerine arkası görünen boş bir gazete kağıdı yapıştırılmış mat, eski bir turkuazdı. 

        duvarların rengi neden böyle diye sustum kaşımla.

        kaşımın girdiği şekle sustu.

        piposunun telaşını gördüm.

        sustu gördüğümü.

ses

mansur bir

müzik

vardı az evvel

şimdi 

örsüme sus çarpıyor 

deli hissi geziyor sokakta

eser yok yıldırımdan

sabit

stabil

deliriyor ses

paydos

koynuna girsin yüzüm

sanrım emsin dikelen memeni

parmaklarım arasın huyunu

korkum olmasın

fil nefes alsın

hiç yaratılsın

böcekler öğütsün unumu

"iyi" diye laf bulalım mutsuzluğa

tene dokuyalım nefsimizi

kelime yaratalım 

tümce doğuralım

anlamlı olmasın alfabe

başağa göçelim

kayaya konalım

toprağa düşelim

harfsiz, bağlaçsız

çan çalınsın kulağımıza

ay doğulsun

güneş serilsin etimize

derimiz olsun

buğday

zaman kalmasın elimizde

an gelsin

sus olalım